Benim hikayem yıllar önceyi alatıyor. Sabahları okula giderken taksi dolmuşa biniyordum. O gün önde oturdum. Arkadaki müşteriler indikten sonra yaşlı şoför benimle konuşmaya başladı. Kız arkadaşım olup olmadığını sordu önce. Ben henüz bir kız arkadaş sahibi olmamıştım. Ama yalan söyledim, evet var, dedim. Heyecanla, ayrıntıları sordu, sikiyor musun, dedi? Ben yine yalan attım, evet ama sadece götten veriyorlar, amdan vermiyorlar dedim. Bunu duyunca oooh ne güzeldir götten sikmesi, o göt vıcır vıcııırr öter, dedi. Bunu anlatırken de kabaran sikini okşuyordu.
Elini bacağıma attı ve bakıyım sikin kalkıyor mu, dedi. Ben hemen kendimi çektim ters tarafa döndüm. Bu sefer götüm havaya kalkmıştı, götümü sıka sıka okşamaya başladı.
Ben, okuluma yaklaştık, inmem lazım, deyince “boşver okulu, bugün de eğlen, gel seni gezdireyim” dedi. Ben kabul ettim.
Deniz manzarası olan bir yere park etti, ama kimse yoktu etrafta. Ne güzel porno dergilerim var, bakalım hadi, dedi ve arka koltuğa oturduk.
Dergilerde benim yaşta parlak ve pürüzsüz oğlanlara makyaj yapmışlar, etek giydirmişler, çatır çatır sikiyorlardı.
“Senin götünün kızlığını bozdurdun mu?” diye sordu. Hayır dedim. İnanmadı, “yok yalan söyleme, böyle güzel götü bırakmazlar, mutlaka olmuştur biriyle” dedi. Ben cevap verdikçe daha da ayrıntılı soruyordu. Sonunda, “evet, çok sulanıyorlar, otobüslerde hep götümü elliyorlar, siklerini dayıyorlar” diye itiraf ettim.
İyice zevke gelmişti, “o zaman benim de hakkım var, arkadaş olduk senle, ben de okşayacağım o tatlı götünü” diye ısrar etti. Elini pantolonumun içine soktu ve pürüszüz bembeyaz kalçalarımı okşamaya başladı. Bana düğmemi açtırdı ve pantolunumu indirdi. Parmaklarıyla göt deliğimi okşamaya başladı.
“Nolur bugün yapmayalım, hazır değilim” dedim.
“Güzelim benim, hiç korkma, herşey senin istediğin gibi olacak, senin kocan olmak istiyorum, kabul et” dedi. Ben de kabul ettim. Ama bugün tam kızlığımı bozma nolur, söz senin karın olacağım, sadece sen olacaksın dedim.
O zaman şimdi nişanlıyız, nişanlılar gibi sevişelim, dedi ve beni kendine çekti. Dudaklarıma yapıştı. Dillerimizi birbirine dolaya dolaya öpüşüyorduk. Elleri götümü avuçluyordu. Sonra alttan memelerimi avuçladı. Gömleğimi açtı ve pürüzsüz, bembeyaz, hafif şişkin memelerimi emmeye başladı. Oh tatli karıcım, ne güzelsin, diyordu.
Bana Selin de, ismim Selin olsun, senin tatlı karıcın Selin, dedim.
Selin’im, tatlı karıcığım, küçük tatlı sevgilim, diyerek, her yerimi okşuyor, öpüyor, emiyordu. Ben de ooh oooh kocacım diye inlemeye başladım.
Ensemden tuttu ve kocaman sikine yaklaştırdı. Emmemi istiyordu.
İsteğini çevirmedim. Küçük ağzımı zorlaya zorlaya, dudaklarımı gere gere o kocaman kafasını ağzıma aldım. Ates gibi yanıyordu. İnip çıkmaya başladım. Koltukta domalmış, sikini emiyordum.
Ben emerken, kalçalarımı okşuyor,sert tokatlar atıyordu. Parmağını tükürükledi ve göt deliğime soktu. Bir eliyle de kafamdan bastırıyordu. Kısa süre sonra çok yoğun bir şekilde, ateş gibi sıcak, kaygan menileri ağzıma boşalmaya başladı. Kafamı tutuyor ve çekilmemi engelliyordu. Hepsi ağzıma boşaldı. Dudaklarımdan akmaya başladı. Oooh tatlı karıcığım, Selin’im, al ağzına al, çok iyi, aferin, diyordu.
O gün beni bırakmadı. Küçük aralar vererek, tam üç kere sikini emdirdi ve üç keresinde de aynı şekilde ağzıma boşaldı.
Benim de çok hoşuma gitmişti. Selin’im sana aşık oldum tatlı karıcığım, sana telefonumu vereceğim, gerdeğe gireceğimiz gün beni ara, götünün kızlığını bozacağım karıcığım, dedi. Ben de seni seviyorum kocacığım, pazar günü buluşabiliriz, ben seni arayayım, istediğin yerde beklerim, sen beni al, dedim.
Hoşuna gitti, beni ihtirasla dudaklarımdan öptü ve taksiyle tekrar geri getirdi.